
Geçtiğimiz hafta hiç hesapta yokken, kendimi bir anda Asmalımescit’de buluverdim. Bir cuma akşamı rezervasyonsuz dışarı çıkmayı katiyetle reddetmeme rağmen, ismini son zamanlarda sıkça duyduğum Mari’ye, giriş katının da çok sıcak döşenmiş olması neticesinde giriverdim…

Yaklaşık üç aydır yeni yerinde ve yeni ortakları ile hizmet vermeye başlamış olan mekanda, önce giriş katına konuşlandık ancak daha sonra garsonumuzun tavsiyesi ile en üst kata, meyhane bölümüne çıktık.
Başlamadan şunu belirtmekte fayda var: Gittiğim mekanı, tarzına göre anlayıp yorumlamayı seviyorum. Örnek: Meyhane konseptinde fiks mönü veren bir mekandan, 5* restaurant yemeği ve servisi beklemem. Evet çıtayı yüksek tutmak lazım ama sonuçta sırık atlamıyoruz. Adil olmak gerekiyor. Dolayısıyla, yazdıklarım, meyhane tarzı restaurantları dikkate alarak edindiğim düşünceler…
Son yıllarda moda olan, canlı müzik + fiks mönü uygulaması burada da geçerli. 12 adet soğuk başlangıçtan (ki çoğunlukla 6 tane olur) en beğendiğim mercimek köftesi, narlı salata ve otlu humus oldu.

Ara sıcaklardan börek ve ciğer lezzetliydi. Özellikle ciğerin kuzu olması artı puandı.
Ancak ana yemek için maalesef aynı iyimserlikte yazamayacağım. Soslu bonfile ve fırında patates olarak servis edilen ana yemek, hem etin kalitesi hem de patatesin tadı bakımından gerçekten vasatın altındaydı. İki çatal aldıktan sonra devamına tahammül edemedim.

Fiks menülerde uygulanan limitsiz yerli içki kısmı ise ayrı bir konu. Tamam anladık, gelenlerin büyük bir çoğunluğu rakı tercih eder ama arada bir de şarap isteyenleri de düşünmek gerekli. İster fiks ister a la carte alın şarap tek çeşit var. O da Alya adlı Kalecik Karası ve Boğazkere kupajı vasatın altı bir şarap. Tatlı olarak sunulan kabak tatlısı da öyle ahım şahım bir şey değildi. Mozaik pasta ise bence direkt menüden kaldırılmalı.
Servis, benzer mekanların aksine, çok hızlıydı. Tuvaletlerin temiz oluşu ve asansör ise mekanın artılarından. Restaurantın ortaklarından Bay Moşe’nin masaları tek tek dolaşıp hal hatır sorması, insanı kendini evinde hissettiriyor.
Gelelim işin eğlence kısmına: Hafta sonları genç bir gitarist ve saksafoncu güncel şarkıları son derece neşeli yorumluyor. Arada bir, mekanın ortağı ve isim annesi Bn. Mari’nin esprileriyle stand up show’a dönen eğlence, gecenin geç saatlerine kadar devam ediyor. Genelde bu tip mekanları, kalabalık arkadaş grupları ile tercih ederim. Doğum günü, terfi kutlaması vs. gibi aktiviteler için gayet yerinde bir seçim olacağına inanıyorum. Ama “biz birkaç arkadaş sohbet eşliğinde yemek yiyelim” derseniz o zaman mekanın giriş katı tam size göre. Ayrıca öğlen yemekleri için de ideal bir mekan zira, tipik fabrikasyon yemekler yerine, günlük taze yemekler sunuluyor.

Mutfak olarak bizi çok çok tatmin etmese de, eğlenceli olduğu için, geçer not aldı Mari Restaurant. Beyoğlu’nun, İstanbul’un gece hayatının şah damarı olması yüzünden, fiyatlar da lokasyona paralel şekilde. Aşırı pahalı değil ama mutfak biraz daha geliştirilirse, eminim, Mari diğer rakiplerinin arasından kolaylıkla sıyrılacaktır…
Gurme Cadı Tripadvisor yorumu için tıklayın
İletişim Detayları
Adres: Asmalı Mescit, Orhan Adlı Apaydın Sk. No:3, 34430 Beyoğlu/İstanbul
Telefon: 0212.244.46.46
Sevgilerimle,