

Son dönemlerde Karaköy, İstanbul gece hayatının en önemli lokasyonu… Gün geçmiyor yeni bir işletme açılmasın. Tabii ki ben de yeni yerleri ve tatların izinden avcı misali koşturduğuma göre, Karaköy Adap, yeni açılanlar arasında ilk tercihim oldu.

“Adabı vardır rakının. Önce kiminle içtiğini bileceksin.Sonra kime içtiğini…”
diyerek yola çıkan bu modern meyhane, Morione Otel’in giriş katında. İçeri girdiğim anda ilk dikkatimi çeken TEMİZLİK duygusu oldu. Evet, sonuçta kuş kondurmamışlar ama, ütülü bembeyaz masa örtüleri, ince kadehler, pırıl pırıl tabaklar ve sakin dekorasyon… İnsanda hemen bir ferahlık hissi uyandırıyor. Girişte yer alan elektrikli şömine ile ortalama 15 masanın iç, 10 masanın da camekanlı dış bölümde konuşlandığı restaurantın ortağı ve işletmecisi, eski bir Rejanslı. İşte o an, bu nezih farkın nereden geldiğini anlıyorum.

Soğuk meze dolabını, restaurantın içine doğru koymadıklarından, bu dolaplarda yer alan nursuz beyaz ışık ambiyansı bozmamış.

Tamamen günlük üretilen mezelerden ilk tercihimiz, içinde kaya koruğu, şevketi bostan, turp otu gibi lezzetlerin yer aldığı Ege otları tabağı oldu. Çok otobur biri olmamam neticesinde sadece tadına bakmakla yetindiğim bu meze, hayret ! gayet lezzetli geldi.

Fava birazcık cıvık olmasına rağmen, beklentinin üzerinde lezzetliydi. Girit ezme, enginar kalbi, narlı maydanoz salatası, közbiber, lakerda tam olması gerektiği gibi; gerçek ve gerektiği kadar zeytinyağlı, ekşili ve tuzlu olarak geçer not aldı. Burada bir parantez açmak istiyorum: Halkımız hala zeytinyağı üreticisi olmak için canla başla savaş veriyor ve gerçekten de dünyanın en güzel zeytinyağlarından bir kısmı Türkiye’de üretiliyor. Ancak özellikle soğuk mezelerde, Güney bölge hasatı zeytinyağların ağır kokusu bence yemeğin tadını bastırıyor. Mesela, Bodrum’da salata yiyemiyorum, zira otun tadından çok zeytinyağının kokusu burnumun direğini kırıyor. Burada da aynı şekilde, bu kadar kuvvetli olmasa da ağır zeytinyağı kokusunu aldım. Soğuk lezzetlerde, daha çok Edremit, Ayvalık bölgesinin yağlarının kullanılması konusunda ki minik tavsiyemi de işletme müdürü ile paylaştım.
Aylarca yaptığı protein diyetini, kabağa kurban edecek kadar kabaksever biri olarak, tabii ki kabak kızartma yemeden olmazdı. Çıtır kızarmış kabaklardan iki porsiyonu 3 dk. içinde sildik süpürdük.
İkinci ara sıcak olarak, nefis bir pastırmalı paçanga böreği aldık. Çıtır çıtır kızarmış incecik yufkanın içindeki kaşar ve pastırma gerçekten çok lezzetliydi. Şefimizin tavsiyesi ile, bir de ciğeri deneyelim dedik. Gerçek kuzu ciğeri, yaprak şekilde, metal sahanda servis edildi. Güzel bir fikir çünkü sohbet tatlı olduğu zaman, yemek ağır yenir. Haliyle metal sahan da ısıyı korumak için birebir. Ciğerimiz soğan yatağında tadı tuzu yerinde leziz bir ara sıcak oldu.

Çok sayıda aldığımız meze çeşidinden ötürü, tıka basa doyduğumuz için bu seferlik ana yemekleri es geçtik. (Bu seferlik diyorum zira, işletmeleri iki defa denemeyi seviyorum, bakalım her zaman aynı standart uygulanıyor mu??). Ancak menü son derece geniş, ister günlük balıklardan ortaya tabak yaptırabilir, “yok ben balık yemem” diyen gruptansanız da o zaman et ve tavuk yemeklerinden seçim yapabilirsiniz.
Tatlı olarak, kaymaklı peynir, kabak ve patlıcan tatlılarını denedik. Bunlardan, Antakya usulü, kireçe yatırılmış kabak tatlısı kıyır kıyır tadıyla mükemmeldi. Belki hafta içi olduğu için, kaymak yerine dondurma ile servis edilen tatlılar, uyarımız üzerine, hemen kaymak tedarik edilerek servis edildi.

Tüm yemek boyunca, kulakları patlatmadan, mırıl mırıl gelen Müzeyyen Senar, Zeki Müren… gibi ustaların eserlerini dinleyerek, tatlı tatlı sohbet edebileceğiniz mekanın belki de tek dezavantajı manzarasının olmaması. Ama dedim ya, sohbet şahaneyse, manzara bahane !
Özetleyecek olursam, işletmecinin alaylı olması ve işini severek & bilerek yapması, aşçıların daha önce İstanbul’un önemli restaurantlarında çalışmış olmaları neticesinde ortaya çıkan lezzetler ve fiyatların da Karaköy’de yer alan benzer lokantalara oranla çok daha hesaplı olması neticesinde, Karaköy Adap, yakın zamanda, son derece popüler olma garantisini veriyor.
Benden tavsiyesi, sizden denemesi …

Adres :
Morione Hotel, Kemankeş Kara Mustafapaşa Mahallesi,
Maliye Caddesi, Demirciler Sokak, No 8, Karaköy
Tel: 0212 251.35.45
Çalışma Saatleri : 16:00 – 24:00
Sevgiler
