
İtalya’nın En Güzel Kıyıları
Öyle yok Yunan Tanrıları, yok Çin ejderhaları, deniz kızları hikayelerine pek yüz vermezdim, taa ki Amalfi Kıyıları yani Costiera Amalfitana’ya gidene dek…
Esasında hikaye ilginç, sabahın 4’ünde eve gelip, televizyonda “Avanti” isimli siyah- beyaz 70’li yıllardan bir romantik komedi ile alev alan İtalyanca aşkım, dört ay sonra işte bu deniz kızlarının yuvasının olduğu inanılan Amalfi kıyılarına sürükledi beni, hem de tam bir aylığına…
Şöyle güzel bir Costiera Amalfitana yapmanın ilk şartı, öyle üç günlük değil, dolu dolu bir hafta ayırmanız. Gezilecek o kadar yer var ki, buyurun bakalım birinci bölüme…
Napoli Gezi Notları 01 : Konaklama

İlk durak, Napoli. İtalyanca’da bir deyim vardır: Milano lavora – Roma furba – Napoli canta (Milano çalışır, Roma aşırır, Napoli şarkı söyler). Napoli’ye indiğiniz an, tipik bir Akdeniz kentine geldiğinizi hissedersiniz. Upuzun sahilleri, daracık parke taşlı sokakları, irili ufaklı trattoriaları, pizzeriaları, sokak çalgıcıları, çingeneleri, simsiyah giyinmiş yaşlı dul kadınları ve çapkın erkekleri ile Napoli, Costiera Amalfitana’nın ilk durağıdır. Dean Martin’in dediği gibi Napoli That’s Amore (Napoli aşktır)…
Otel olarak ister alışveriş merkezine yakın, ister sahilde bir çok alternatif var. Her yere yürüyüm derseniz, o zaman eski bir saraydan bozma 4* Palazzo Alabardieri, sahilde yer alan 5* Grand Hotel Vezuvio, 3* Rex Lifestyle Hotel doğru seçimler olacaktır. (İşin aslı İtalya’da 3* otel kesinlikle önermiyorum, sadece alternatif olarak yazdım.)

Napoli Gezi Notları 02 : Gezilecek Yerler
Şehri gezmenin en güzel şekli yarım günlük yürüyüş turu yapmak. Zira kimi sokaklar o kadar dar ki, arabanın girmesi mümkün değil. Bu yarım günlük şehir turunda görülmesi gereken en önemli mekanlar Piazza Municipio (Belediye Meydanı), Castel Nuovo (Yeni Kale), Galleria Umberto (Umberto Pasajı)

Teatro di San Carlo (San Carlo Operası ki dünyanın en önemlilerinden biri, 45 dk.’lık bir turla 6 Euro karşılığında gezilebilir), Pallazzo Real ve tabii ki Castel dell’Ovo, Duomo di Napoli (Napoli Katedrali), Piazza Plebiscito, Via Partenope ve tipik bir Napoli sokağı olan Via San Gregorio Armeno. Vaktiniz varsa Museo Cappella Sansevero içindeki örtülü İsa heykelini de görmenizi tavsiye ederim. Esasında görülecek daha yüzlerce yer var ama malum program yüklü o yüzden daha detaylı tur programı için bana her zaman ulaşabilirsiniz.

Şahane Bir Sabah Keyfi Yapmak İçin :
Sabah kahvesi için mutlak Gran Caffe Gambrinus’da mola verilecek ve sfogliatella yenecek. (içi taze krema dolgulu milföy hamurundan çörek yanında taze çekilmiş gerçek espresso)

Napoli Gezi Notları 03 : Alışveriş
Öğleden sonrayı alışveriş için ayırmak lazım. Fiyatlar diğer İtalyan şehirlerine göre yüzde 20 daha ucuz. Hangi caddeler derseniz, eğer ünlü İtalyan markalarını almadan dönmem diyenlerdenseniz o zaman istikamet doğru Via Dei Mille civarı. Tüm markalar bu sokağın etrafında konuşlanmış. Yok, ben minik butikler severim diyorsanız o zaman size Via Toledo, Via Chiaia ve civarını öneririm.
Napoli Gezi Notları 04 : Gastronomi
Öğle yemeği için pizzanın mucidi olduğunu iddia eden ve bunu duvarına tabelayla çaktıran Brandi’yi tavsiye ederim. Peynir delisi olarak ilk ve tek tercihim tabii ki dört peynirli pizza, yanında da bir bardak Chianti. Antre olarak tercihim daima hafif bir salata olur zira pizza yeterince doyurucu… Napoli’nin en önemli tatlılarından baba’dır. Üzerine rom dökülmüş bu lokal hamur tatlısı biraz bizim revaniyi andırır. (Sonuçta serde Akdenizlilik var).

Akşam gün batımı Napoli’de nefis olur. Deniz kıyısında (Via Parnetope) konuşlanmış sayısız İtalyan restaurantlarından Mammamia’da nefis yerel lezzetler tadabilirsiniz. Gerçek mozerralla peyniri olan Buffalo ve kızarmış karides yemeden sakın dönmeyin!

Eğer “ben romantik ve şık bir akşam yemeği düşünüyorum” diyenlerdenseniz o zaman üç katlı bir villanın tepesinde, şahane deniz manzaralı Palazzo Petrucci Ristorante, deniz ürünleri ile ünlü La Terrazza ve tabii ki pizza ve makarnaları ile ünlü Sorbillo ilk aklınıza gelenler olmalı.
Napoli’deki ikinci günü Vezüv Dağı ve ünlü Pompei kalıntılarına ayırıyoruz.
Arabayla yaklaşık 30 km. mesafede yer alan VEZÜV Dağı’nın tepesine isterseniz 1,5 saatlik bir yürüyüşle çıkabilirsiniz ama ben çıkmadım tabii. 1000 metreyi gözüm kesmedi ne yalan söyleyeyim…

Hala dünyanın en tehlikeli yanardağlarından sayılan Vezüv Dağı’nın etrafında gezdikten sonra, eteklerinde yer alan La Locanda Nonna Rosa öğle yemeği için ideal. Tipik bir aile işletmesi ve yemekler nefis. Buralara kadar geldik, bir de şarap tadımı yapalım derseniz, Cantina del Vesuvio tam da aradığınız mekan zira minik bir bağı da var. Vezüvün dünya şarap literatürüne geçmiş Lacryma Di Cristi (İsa’nın gözyaşları) isimli şarabını mutlak denemelisiniz.
Güzel bir öğle yemeğinden sonra (ki İtalya’da her ne hikmetse, yemekler en az iki saat sürüyor) artık POMPEI için hazırız.
Günümüzden tam 1942 yıl önce bir yaz sabahı Tanrı Jüpiterin gazabıyla Vezüv’ün kızgın lavları altında yok olan Pompei dünyanın en önemli arkeolojik örenlerinden biri, belki de en önemlisi. Zira şehre girdiğinizde, yıllar önce küller altında kalmış 20.000 Pompeilinin sanki sizi bir şekilde seyrettiğini hissediyorsunuz.
Özellikle sanat ve tarih meraklılarının yerel bir rehber eşliğinde gezmelerini tavsiye ederim. Neler mi görülecek? Pazar meydanı, forum, şehrin en önemli binalarından genelev, dükkanlar vs. zaman durmuşçasına meraklıları beklemekte. Bu arada yerden ısıtmanın taa o zamanlarda burada kullanıldığının da altını çizeyim!.

Vezüv ve Pompei turu hayli yorucudur. O yüzden rahat ayakkabılar almayı sakın unutmayın. Akşam üstü Napoli’ye dönüşte, tabii ki yemek öncesi durak bir şarap barı. Enoteca Belledonne veya içi kitaplarla dolu Caffè Letterario akşam yemeği öncesi harika bir seçim olacaktır.
Akşam yemeği için yerel halkın çok sevdiği, duvarlarında nefis freskoların yer aldığı Trattoria Medina’yı tavsiye ederim. Şahane pizzaları, risottoları ve makarnaları var. Ancak rezervasyon yapmak gerekiyor zira Napoliler pek bir seviyor bu restaurantı.

Eğer sanatsal aktivitelerden hoşlanıyorsanız, o zaman Napoli Tiyatrosunda bir opera görmenizi tavsiye ederim. Biletler diğer ülkelere göre çok ucuz. 50 Euro ödeyerek en güzel yerden koltuk alabilirsiniz.
Napoli lezzetlerinden bahsederken, ünlü çikolatacı Gay Odin’i unutmak olmaz. Hele bir de çikolatalı dondurması var ki unutmak mümkün değil.
İki günlük yorucu ama bir o kadar da keyifli Napoli’yi bitirmek için dondurma ve çikolatadan daha güzel bir final olabilir mi?

Costiera’nın incileri Sorrento, Positano, Amalfi, Capri, Ischia ve Ravello bir sonraki yazıda…….
Sevgilerimle,