
Azize Pulcheria’dan Günümüze
O yıllarda adı fazla bilinmeyen bu okula, 11 yaşında ilk adım attığımda, ileride sıkça karşılaşacağım “bu kadar iyi Fransızca’nın sebebi nedir? “sorusunun cevabının Sainte Pulchérie olacağını nereden bilebilirdim ki?

Sainte Pulcherie ‘den ilk hatırladığım tek şey, gri üniformalar ve ciddi bir yüzle bize tek kelime anlamadığımız halde Fransızca “hoş geldiniz Matmazeller” diyen dört rahibe idi. Ruhları şad olsun, Soeur Catherine, Soeur Isabelle, Soeur Paul ve Soeur Marguerite Marie kuarteti ile başladığım Fransız ekolü serüvenimden geriye, severek konuştuğum kusursuz Fransızca ve her zaman sevgiyle andığım beş yıl kaldı.

Adını Roma İmparatoriçesi Azize Pulcheria’dan alan (ki kendisi, dönemin siyasi ve dini tarihine damgasını vurmuş) mezunu olmaktan büyük gurur duyduğum Sainte Pulchérie bundan tam 170 yıl önce Filles De La Charité tarafından kuruldu. 2000 yılına kadar sadece kızlar için ortaokul olarak eğitim verdikten sonra, bu tarihten sonra, lise olarak eğitim hayatına devam ediyor.

Benim zamanımda, sadece kız okulu olan bu öğretim yuvasında, her sene Mayıs ayında yapılan “Peynir (Mezunlar) Günü” bu yıl, önce 21 Nisan akşamı Fransız Sarayı’nda verilen 170.yıl Balosu ardından, 23 Nisan günü okulun bahçesinde kutlandı.

21 Nisan’da yurtdışında oluşum nedeni ile, Cacharel ana sponsorluğunda düzenlenen 170 yıl balosuna içim yanarak katılamadım ama 23 Nisan’da okulumda yapılan Peynir Günü’nü kaçırmam söz konusu değildi.
23 Nisan Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın da kutlandığı bu günde 40. yıl plaketleri de dağıtıldı. (Şaka bir yana önümüzdeki sene ben de 30 senelik mezun oluyorum.)

Günümüz gereksinimlerine göre içinin restore edilmiş olması nedeni ile, benim okuduğum o okuldan pek tabii geriye kalan olmamış, bir tek şey hariç: “hem mezunların hem de öğrencilerin okula ve birbirlerine olan inanılmaz bağlılıkları.” Yıllar geçtikçe, bu bağlılığın sebebini anladım. Küçücük yaştan beyinlere nakşedilen “hayatta başarılı olmak için güçsüzü ezeceksin!” felsefesi yerine, olması gerektiği gibi, “sadakat ve çok çalışma ile başarının anahtarını elde edersin” düşünce yapısı sayesinde, bugün bu okulun mezunları, başarıyı büyük bir tevazuyla kabul eden, ancak kendinden başkasının başarısı karşısında kıskançlık yapmadan tebrik etmeyi öğrenmiş kişilerdir.
Zamanında, zil çaldı ikişer ikişer sıraya girilmeli, merdivenlerin sağından inilmeli ve çıkılmalı cümleleri hala kulaklarımda… Sıkı bir disiplinle yetiştirildiğimiz bu okulda dönemin şartları gereği fazla bir sosyal aktivite olmamasına karşılık, artık Sainte Pulchérie Fransız Lisesi ismini alan okulum, kuruluşunun 170. yılında, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ile “Anadolu’da Bir Kızım Var” Eğitim Bursu projesini başlattı.
Anadolu’da bir kız çocuğuna burs vermek için yapmanız gereken tek şey “EGİTİM” yazıp 4622’ye göndererek 10 TL değerinde bağışta bulanmak veya doğrudan Çağdaş Yaşamı Destelekleme Derneği’nin hesabına yatırmak.
Öte yandan 2015 yılında Urart’ın yaptığı tasarım yarışmasında dereceye giren öğrencilerin tasarımı olan takılar Urart etiketiyle, okul derneğine gelir getirmek amacıyla kurulan standta satıştaydı. Bu kadar şık takı arasından, güzel bir kolye benim olmaz mı?


Okulun daha önce ismi “Regards” olan şimdiyse, “Milföy” adını alan aylık dergisinin Nisan sayısı pek tabii ki 170. yıl için özel bir sayıydı.

Aydınlık Türkiye’nin modern yüzü, pırıl pırıl gençlerin canla başla çalıştığı mezunlar gününde, Türk ve Fransız bayrakları ile süslü peynirler, şaraplar, çeşitli ikramlarla harika geçen bir günde, senelerdir görmediğim arkadaşlarımla bir araya geldim.

Zamanında ödümün koptuğu öğretmenlerim ile, sıcacık sohbetlerle geçmişi yad ettik.
İçinde erkek öğrenci görmenin değişik duygular yarattığı okuluma bakarken, bir kez daha 11 yaşımda ne kadar iyi bir seçim yaptığımı düşündüm ve Sainte Pulchérie’li olmaktan gurur duyarak “nice 170 yıllara, sevgili okulum” dedim.
JOYEUX ANNIVERSAIRE SAINTE PULCHERIE

Sevgilerimle,